< Görsel İletişim Disiplinleri - Digital Design Çeşmesi - Blogcu





Rayting ne olaki?

Aşağıda senaryo yazarları derneğinden alınan yazıyı burada aktarıyorum karar sizin kim bu reytingerle oynayanlar?

Sadece televizyonun değil, demokrasinin reytingi

Reyting ölçümlerinde yıllardır süregelen kuşku ve suçlamalar kesinlik kazandı ve yargıya taşınıyor. Sektör çalışanları olarak soruna acilen çözüm getirilmesi ve mağduriyetlerimize son verilmesini istiyoruz!

 

TV reyting ölçümlerini yapan AGB Anadolu adlı şirketin datalarında bir takım manipülasyonların olduğu, bazı yapımcıların, gizli tutulan deneklere ulaştığı ve kendi programlarının izlenme oranlarını arttırmak için ödeme yaptıkları ortaya çıktı.

TIAK (Televizyon İzleme Araştırma Kurulu) uzun zamandır yapılan iddiaları sonunda kabul etti, TRT de olayla ilgili yaptığı suç duyurusunda sonuç aldı.  Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesi, AGB ve TİAK hakkında TRT’nin yaptığı itirazı haklı buldu ve bu iki şirketin yöneticilerinin hapis cezasıyla yargılanmaları gerektiği kararına vardı. Dolaysıyla olay şu anda yargı aşamasında.

Öte yandan usulsüzlük iddiaları üzerine harekete geçen Rekabet Kurumu, 11 Kasım’da açıkladığı raporunda TIAK’ın “rekabeti engelleme, bozma ve kısıtlama yönünde faaliyet gösterdiğini” bildirdi. Reyting ölçümlerinde usulsüzlükler ve yanlış ölçümler yapıldığını belirleyen Rekabet Kurumu, AGB ile TIAK’ın hakim durumunu kötüye kullandığına hükmetti. Fakat buna rağmen ne TIAK ne de AGB hakkında yasal işlem başlatıldı. Soruşturma açılmasına gerek olmadığına karar veren Rekabet Kurumu, bunun yerine usulsüzlüklerin giderilmesi için 90 gün süre tanıdı!

TİAK uzun zamandan beri çeşitli kuşku ve eleştirilerin odağındaydı. Özellikle 1992 yılından beri AGB Anadolu şirketiyle çalışması, AGB’nin denek seçiminin ve sayısının yetersizliği, her yıl yüzde 20’sinin değişmesinin sözleşme şartı olmasına rağmen bazı deneklerin hiç değiştirilmediği gibi bir çok eleştiriye maruz kalıyordu. Geçtiğimiz günlerde yeniden TV ölçümleri ile ilgili ihale yapıldı ve AGB Anadolu ihaleyi kazanamadı. TİAK’ın açtığı ihaleyi TNS Piar adlı bir şirket kazandı ve 2011 yılından itibaren TV ölçümleri bu şirket üzerinden yaptırılacak. AGB Anadolu, ölçümlerini 2500 hane üzerinden yapıyordu. TNS Piar ise hane sayısını 3500’e çıkaracağını açıkladı.

Bu noktada suçlamaların yargıya taşınması ve şüpheli kurumun değişecek olması olumlu bir gelişme.

Ne var ki, uzun zamandan beri çeşitli ihbarlar ve ölçümlerle ilgili teknik verilere dayandırılarak yapılan şüphelere rağmen olayın bu noktaya gelmesinin beklenmesi, sektör temsilcilerinin eleştirilerine yeterince kulak asılmaması ve özellikle de üzerinde bu kadar ispatlanmış kuşku oluşan şirketin bu ölçümleri bir yıl daha yapacak olması sektör çalışanları olarak bizleri kaygılandırıyor. Reyting ölçümleri yalnızca reklam sürelerinin birim maliyetlerini belirlemekten öte, televizyon kanallarının program tercihlerini belirleyen en önemli göstergedir. Dolayısıyla televizyon programlarının içeriğini ve buna bağlı olarak kitle kültürünü etkileyen önemli bir unsur olarak televizyon ölçümleri bilimsel, adil ve kamusal sorumluluğun en üst düzeyde sağlanması gereken bir konudur.

Şimdi ortada büyük bir kuşku ve acilen çözülmesi gereken bir sorun var!

Binlerce sinema ve televizyon emekçisinin, çok zor şartlarda çalışarak ürettiği ve reyting alamadığı gerekçesiyle yayından kaldırılan programlar ve dizilerin ortaya çıkardığı mağduriyet nasıl çözümlenecektir?

Reyting ölçümlerinde yapılan manipülasyonlarla haksız kazanç elde edenler cezasız mı kalacaktır?

En önemlisi, artık büyük bir kuşku altındaki bu ölçüm yapısı bir yıl daha devam edecekken, televizyon sektörü bu güvensiz ortamda nasıl bir motivasyonla üretimine devam edecektir?

“Geç gelen adalet adalet değildir”, yıllarca üstü örtülen suçlamaların, ihbarların ve kuşkuların ardından bugün gelinen noktada soruna acilen bir çözüm bulunması, kurumların ve uygulamanın tekrar güven tesis edecek şekilde düzenleme yapılması gerekmektedir.

Biz sektör çalışanları olarak, yetkilileri acilen göreve çağırıyor ve sorunun kamu yararı çerçevesinde ele alınmasını istiyoruz.

 

Senaryo Yazarları Derneği; Film Yönetmenleri Derneği; Belgesel Sinemacılar Birliği, Sinema Eseri Yapımcıları Birliği

Tipografi(Gill Sans)

Selam tekrar,
Tipografi bilgilendirme yazılarıma devam.Biliyorsunuz ki nasıl grafiker varsa tipografer yani font tasarımcıları da var.Sakın öyle kolay zanetmeyin bu işi en meşagatli işlerden biri.Peki de hiç düşündünüz mü bunları tasarlayan adamların nasıl birileri olduğunu? Tabii ki aralarında iyleri de var kötüleri de.Bence en kötülerinden biri Gill Sans sanırım.Eric Gill beyfendi bayağı tuhaf bu konuda kendisi sapık, çocuklara karşı sexuel tacizde bulunduğunu,kızkardeşi ile ensest ilişkiye girdiğini,köpeğine karşı cinsel istismarda bulunduğunu  ve Nazi sempatizanı olduğunu yazarsak artık fontu kullanırken tekrar düşünürsünüz.

Sevgiler


Tipografi

Herkese iyi bayramlar diyelim ve devam edelim.
IKEA 'dan yola çıkarak biraz Tipografi kültürümüze eklenti yapalım.Nazi Almanyası tuhaflıklarıyla meşhur Bunlardan bir tanesi de adamların hangi yazı karakterinin daha Alman olup olmadığıyla ilgili argümanları.Bayağı da uzun sürmüş bu tartışmalar, yüz yıl kadar.Eh ne diyelim bir millet saplantılı olmaya görsün.Daha çok iki yazı türü arasında karar kılmaya çalışmışlar bunlar;
Fraktur ve Antiqua.




Antiqua eski latin kökenli, Fraktur ise 17 yüzyılda oluşturulmuş ve Alman gazetelerinde yazı karakteri olarak kullanılmış.Otto Von Bismark'ın bu yazı karakteri dışında basılan neşriyatı okumadığı söylenir.Bunun dışında Goethe, Nietzche ve Grim gibi leri ise daha çok Antiqua'dan yana olmuşlar.Eh son sözü kim söyleyebilir? evet Hitler.Demiş ki bu yazı karakteri Yahudi çıkışlıdır ki hiç ilgisi yok yazı karakterinin kullanımını yasaklamış.Daha sonra müttefikler bu yazı karakterini(Fraktur) tekrar diriltmişler.Hatta ara hükümetlerinde para baskısında kullanmışlar.Bu nedenledir ki bir çok ağır yurt dışı gazetelerinde  bu tip logotipleri kullanılmaktadır.
Daha sonra tipografi ve yazı karakterleri hakkında yazacağım.
Sevgiler



IKEA

Selamlar,
IKEA bildiğiniz İsveç mobilya üreticisi tasarımlarında fontlarını değiştirdi olay oldu neden olay oldu.Tipografi de fontlar neden bu kadar tasarım dünyasında konuşuluyor bir özetini vermek istedim.


IKEA firması Futura yazı karakterini neredeyse 50 seneden beri tipografik anlamda görsel tasarımlarında kullandıktan sonra, 2010 kataloğunda yazı karakterini Verdana yazı karakteriyle değiştirdi.


Genelde web tasarımcılar arasında Microsoft 1996 ve IE3 ile  çıkışlı olan Verdana yazı karakteri üzerinde çok nagatif anlamda görüşler bildirildi.Verdana özellikle ekran okunulabirliği açısından üretilen bir font.Tasarımcının işte buradan Tipografiye neden çok önem vermesi gerektiği anlaşılıyor.Nasıl baskıya iş çıkaracaksanız kağıt ve dokusu(aslında yüzey diyelim) çok önemliyse web veya ekran tasarımı içinde ekran ve browser yapılarını da dikkate almalısınız.Yoksa örnek olarak Photoshop'u açtığınızda type tool  menüsündeki font gösterim biçimleri hiçbir anlam taşımaz.


Verdana web tasarımında çok kullanılmakta birlikte baskıya iş gönderenler arasında pek tutulan bir font değil.
Gelelim neden IKEA bu yazı karakteri geçişini yaptı? Şöyle ki, hem web ve baskı tasarımlarında uyumu sağlamak, hemde tüm dünya ülkelerinde font tarzı olarak uyum göstermesi( Asya ülkelerinde Futura yazı karakterlerinde uyumsuzluk gösteriyordu)
Bana sorarsanız 50 sene bir Font kullanımı için üzün bir süre tasarım akımları değişirken zamanın gerisinde kalmak olmaz.Fakat diğer yandan kurum kimliği kalıcı olması gerekir ufak tefek değişiklikler belki ama radikal değişiklikler cesaret ister.Ama cesaret olmadan IBM'in(International Business Machine) karşısına nasıl Apple(Elma) olarak çıkardınız?
Not:Web tasarımında kullanılan ana yazı karakterleriniz bu linkden görebilirsiniz
http://www.microsoft.com/typography/fonts/web.htm
Sevgiler

Logo tasarımı

Selamlar,
Logo tasarımı hakkında bir iki şey yazmak istedim.Öğrencilerden istek geliyor.
Logo temel anlamda Logo taype ve amblem olarak ikiye ayrılabilir.Aslında Logo tayp logo için kullanılan font mantığını içermekte.Amblem ise daha çok çizim ya da resim içeriğini barındıran unsur.Logo ise bunların genel anlamında tasviri.Ayrıca Logo Amerikan ve Avrupa tarzı olarak da tanımlanabiliyor, hatta Japonların sitilleri de mevcut.Amerikan tarzı biraz daha abartıya kaçarken, Avrupa tarzı sadelik ve şıklıktan yana.Unutmayın kurumsal logo tasarımı kurumun kimliğini yansıtacağından çok önemli.Kuruma kimlik yüklemi işlemi buradan başlıyor.Daha sonra antetli kağıt,zarflar gibi bir çok görsel unusurun üzerinde tasarımcı tasarımlarını gerçekleştiriyor.
Benim yaptığım bir kaç tasarımı sizinle paylaşmak istedim.

Sevgiyle Kalın


« Önceki ::